Examples of using Kiliselerde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ülkenin diğer bölgelerinde insanlar evlerinde ya da kiliselerde.
Kutsal yasalar sadece Tanrıya ithaf edilmiş ve kutsanmış kiliselerde geçerlidir. Bunu bilmen gerekir.
Hıristiyan Ortodoks Mezhebinin müritleri… kiliselerde toplandı.
Hıristiyan Ortodoks Mezhebinin müritleri… kiliselerde toplandı.
Hıristiyan Ortodoks Mezhebinin müritleri… kiliselerde toplandı.
Duruşma raporları kiliselerde tutuluyor.
Istatistikler gerçektir. Suçlular genellikle kiliselerde gizlenirler.
Bu okullarda, kiliselerde yetişen zencilerin hâli daha bile kötü,
Tanrının gitmeyi sevdiği kiliselerde insanlar hoplayıp zıplar
İl-sungda gençliğinde kiliselerde çalışsada ömrünün ilerleyen yıllarında ateist oldu.
Eski kiliselerde ve Türkiyedeki kiliselerde bu böyledir. Camilerde de Mekkeyi gösteren bir girinti bulunur. İşte bakın.
Daredevil. gazete ve kiliselerde insanları öldürmeye çalışan, kutsal kurumlarımıza saldıran bir katil. Artık gerçek rengini belli eden.
İki kilometre yukarıdaki kiliselerde zorunlu tapınma.
Kuzey Amerikadaki bazı kiliselerde modern Hristiyan müzik tarzı yer almaktadır,
içinde ranzalar olan bir otobüsümüz var… ve okullarda ve kiliselerde çalacağız.
daha sonra Kiliselerde oluşturuldu.
mabetlerde ve kiliselerde yaşamıyor.
Göze çarpan yeşil rengiyle kilise, Bizans ve Gotik unsurlarını eski yerel ahşap kiliselerde görülen özelliklerle birleştiren Moldova tarzında inşa edilmiş.
Katolik dininden olanlar serbestçe ibadet edebilir yerliler kiliselerde toplanabilir ve hiç bir şeyden korkmadan dini törenlere katılabilir.
Bu tip kâğıt üzerinde kayıtlı defterler kiliselerde, düğünlerde, cenazelerde