Examples of using Kiremit in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Banyonun orijinal bütünlüğünü korumak istiyoruz, ama eşleşen eski kiremit takip.
eşleşen eski kiremit takip.
Evet, Caleb ile nalburcuya gidip kiremit almamız lâzım.
İnsanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı.
Çöp, şişe, kiremit.
Kiremit fabrikasına.
Dışarıda birkaç kiremit gördüm, efendim. Döşenmeleri gerekecek.
Kiremit fabrikasına. Kapıyı bir daha kapat.
Hiç kiremit taşıdın mı?
Kapıyı bir daha kapat. Kiremit fabrikasına.
Evet, kırılan kiremit falan olmalı.
Kiremit çatıların ardından yükselen mimari harikası 15 eski kilise,
Bazı işçilerin Pariste kiremit bir duvarı kırdıklarını ve şarapların burada gizlendiğini görünüşe bakıldığında burasının Thomas Jeffersonın mülkü olduğu ortaya çıktı.
Şeker Makina Fabrikası ile çok sayıda tuğla ve kiremit fabrikası sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kiremit alın, bıçak alın,
o tiyatronun tavanında 428 tane kiremit var.
içine hiç kiremit tozu falan katmadan.
olarak çok zengin ve işlenebilir durumdadır. Öyle ki en güçlü kiremit ve tuğlaları üretebilirsiniz.
kereste gerekiyor kiremit gerekiyor ve bol miktarda da çimento.
bulutlar kum, kiremit ışık rüzgar yağmur.