Examples of using Konseyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu yüzden Konseyle görüşmeliyiz, onlara gördüklerimizi anlatmalıyız. Çılgınlık bu.
Bu yüzden Konseyle görüşmeliyiz, onlara gördüklerimizi anlatmalıyız. Çılgınlık bu.
Tehlikedeyiz, bu sebeple… konseyle derhal konuşmam lazım.- Haklısın.
Aa, eğer bu kayıt talebi içinse, konseyle konuştum ve… İşe yaramadı.
Biliyorum. Buffy artık konseyle çalışmayacağı için… bana burada iş kalmayacak.
Özgürlüğünü geri alması için kullanılabilir mi? Belki konseyle yapılan bunlar birisinin pazarlıkta?
Kurnun Konseydeki koltuğunun elbette.
Umarım konseydeki koltuğu aldığım için aramızda gücenmece yoktur.
Onun oyu konseydeki belirleyici oydu.
Şehir konseyiyle konuştum. Hayır, olmadı.
Konseydeki Kralları tanıyor musunuz?
Konseydeki Kralları tanıyor musunuz?
Senin yaşında konseyde olmak… Daha önce hiç gerçekleşmedi.
Nasıl konseyde yer alınır da usta olunmaz?
Senin yaşında konseyde olmak… Daha önce hiç gerçekleşmedi.
Konseyde böyle birsey daha önce hiç olmadi.
Kareem, konseydeki temsilcimiz sen olmalısın.
Yani seni Konseyden kovmayacak? Zaten biliyorlarmış.
Dün öğrenci konseyiyle kumar oynadığını duydum. Jabami.
Kral teklif ettiğinde konseydeki o pozisyonu alacaktım.