Examples of using Kontun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yeni kasa dairesini kontun paralarıyla doldurmayı planlıyor.
Kontun yokluğundan faydalanıyorsun ama haberi olacak!
Kontun çok iyi birkaç resmini çekmeni istiyorum.
Ve kontun oğlunun kaçırılması da bunlara dahildir.
Kontun yerine sahaya çıkabilirim.
Kontun görüşü ne olursa olsun,
Ne yazık ki Kontun davetini geri çevirmek zorundayız.
Kontun şatosu yakın mı?
Kontun şövalyesiyle kavga etti.
Kontun yarasını kapatmadan önce içine gübre koymalıydın kuzenim.
Kontun nüfuzu ve serveti, bunu başarmamda bana yardım edebilirdi.
Allah aşkına!'' Kontun kızı kadın hakları için konuşuyor''!
Kontun yaşadığı yer orası mı?
Kontun planına göre onu kaleye ben götürecektim.
Kontun oğlu olarak çalışanları keyfime göre terbiye edebilirim.
Böylece kontun beklenmedik bir saldırısına hazır olmuş oluruz.
İmparatorun emirleri kontun hayalet gezegenini bulup, yok etmekti.
Yardımınla, kontun hayalet gezegenini hala bulabiliriz.
Kontun gizli bölgesi.
Kontun kalesine doğru ayarlanacak.
