Examples of using Kovayla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonra Hammond bir kovayla çıkageliyor.
Demek istediğim, ben kovayla boşalmıştım. Peki.
Diğer taraftan, bu çukurdan kovayla yağ çıkarılıyordu.
Tom kovayla su içer, sadece bunun için vücudundaki küçük deliklerden su sızar.
Biliyor musun, önceden senin ailesi kovayla parası olan sinir bir tip olduğunu düşünüyordum.
Beni boğup bir avuç protein bar, bir de kovayla burada bıraktın.
Ama o kovayla yapabiliyorsan tabii, gerçek bir davul setini çalabileceğini düşünüyor musun?
Lağımdan örnek toplaması için dışkısını analiz etmesi için kovayla bir adam yollamayı düşündük.
Lağımdan örnek toplaması için… dışkısını analiz etmesi için kovayla bir adam yollamayı düşündük.
Lağımdan örnek toplaması için… dışkısını analiz etmesi için kovayla bir adam yollamayı düşündük.
Zengin, fakir, yaşlı ya da genç… hepimiz Blossom şuruplarını kovayla tükettik.
başından aşağı büyük kovayla su dökerken,
Biz hayaleti buraya çektiğimizde kovanın kapağını kaldırıp hayaletin üstüne dök.
Yem Kovasına!
Parçalanmadan önce bu kovanın elden geçirilip tadilat yapılması önerisi.
Bu sefer buz kovada kalsın, tamam mı?
Tükürük kovanı al, Boyle.
Burada balkonumda buz kovasına sarılmış hayatımın beni terk edişini izliyordum.
Kırmızı Kovadan ne istiyor ki?
