KRANK in English translation

crank
kristal
krank
metamfetamin
kolu
uyuşturucu
deli
çevir
şakası
çalıştır
manivela

Examples of using Krank in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kim, Kankels, Krank ve ufak olanlar,
Kim, Kankels, Krank, and the little ones,
Kim, Kankels, Krank… ve ufak olanlar Kegel ve Kickball.
Kim, Kankels, Krank, you can kiss my keister. Stupid Kardashians! and the little ones, Kegel and Kickball.
Neden? Yüz kırk beş Bak, krank bozuldu, o biraz yardım ister?
See, his crank broke down, he asks for some help.- Why?
Kim, Kankels, Krank… ve ufak olanlar Kegel ve Kickball!
Kim, Kankels, Krank, you can kiss my keister. and the little ones, Kegel and Kickball, Stupid Kardashians!
Krank milin kopmalı- kamyonu ensenle kaldırmayı denemeli… Egzoz borularına bez tıkamalı, çiftçileri dolandırmalı.
You gotta stuff rags up tailpipes, farmers gotta get gypped… you jack up trucks with the back of your neck… I don't know what are you talking about.
gerektirdiği ölçüde değişmedi gözlem çizim, Batlamyus krank mekanizması mesafeleri Moon hesaplanan Aralık Dünyadan düşük bir çift epicycle modeli yerine yeni bir lunar modeli üretildi.
required by Ptolemy's lunar model, he produced a new lunar model that replaced Ptolemy's crank mechanism with a double epicycle model that reduced the computed range of distances of the Moon from the Earth.
tek sayıda silindirle tasarlanmış, krank milinin çalışma sırasında sabit kaldığı, tüm krank karteri ve bağlı silindirlerinin bir ünite etrafında döndüğü, bir tür içten yanmalı motor türüdür.
usually designed with an odd number of cylinders per row in a radial configuration, in which the crankshaft remained stationary in operation, with the entire crankcase and its attached cylinders rotating around it as a unit.
O Nötrinolar Lord Kranga her an saldırabilir!
Those neutrinos could attack lord Krang at any moment!
Bu eski kranklardan sadece bir tane daha.
Just another of these old cranks.
Bu kadran kranklanmış.
This dial's been cranked.
Eğer onun köpeği… olmayacaksan, Dr. Kranktan kendisini bir köpeğe… dönüştürmesini isteyeceği gibi saçmalıklar… geveleyerek çıktı gitti.
He just ran out… babbling some nonsense about if you can't be his dog… then he will have to get that Dr. Krank… to turn him into your dog.
Krank, gitme.
Krank, come back.
Çık Krank.
Scram Krank.
Krank etmeyecek!
It won't crank!
Baba. -Luther Krank.
Dad.- Luther Krank.
Teşekkürler Dr. Krank!
Thank you, Dr. Krank!
Araba krank etmeyecek.
The car won't crank.
Bay Krank Frostysini yerleştiriyor.
Mr. Krank is putting up his Frosty.
Baba. -Luther Krank.
Luther Krank. Dad.
Neden endişeleniyorsun Krank?
Why worry, Krank?
Results: 165, Time: 0.0294

Top dictionary queries

Turkish - English