Examples of using Kronosun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Grek titanı Kronosun yutup evrenin
Babam Kronosun size kötü davrandığını biliyorum ama ben size saygı göstereceğim.
Kronosun Los Angelese gittiği haberi duyulunca, paniği önlemek imkansızlaştı.
Lâkin Kronosun kaderinde yeninden doğmak… Olimpos ve dünyadan intikamını almak varmış.
Tabii ki ölümsüz olduklarından, Kronosun yuttuğu çocuklar ölmemiş,
Binlerce yıl önce hikâyenin ilk anlatıldığı günden bu yana Kronosun kustuğu düşünülen taş hâlâ oradadır.
Bugün dahi Delphi Tapınağına gidecek olursanız yerli halk hâlâ, o taşın Kronosun midesinden çıkan taş olduğunu söyleyecekdir.
Bir tarafta Kronosun yaşlı muhafızları ve Titanları diğer tarafta
Edebiyen Kronosun içerisinde yaşamak… Efsane der ki, makineleri yaratan adam ve kardeşi… için hayatlarından vazgeçerler.
Şahsen komuta edeceğim çıkartma birliğini… Kronosun yüzeyindeki terk edilmiş bir şehre indireceğiz.
Kronosu yok ettiler… ve geriye kalanlarını Tarturusun derinliklerine yolladılar.
O Kronos değil.
Toralın hayatını bağışlamamış olsa Kronosa doğru yola çıkmıştık bile.
Topallıyarak Kronosa dönüyorlar.
Kronos yarın geliyor.
Dümen, rotayı Kronosa çevirin. Maksimum büküm hızı.
Yarın Kronos geliyor, sen ve diğerleri yaptıklarınızın sonuçlarıyla yüzleşeceksiniz.
Kronosu sadece üç dişli mızrak altedebilir.
Kronos tutsakları önümüze getirdi.
Ve ne zaman Kronos geldi ve gücünü gösterdi,