Examples of using Kurdele in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kurdele kesme merasimine tam zamanında yetiştiniz.
Kurdele harika.
Kurdele de ne iş?
Baskan kurdele kesimi sirasinda bir seyler soylememi istedi.
Kurdele bakmak için çıkmıştık.
Kurdele ne zaman… bizi boğacakmış gibi sıkılaşır?
Auremvilledeki kurdele kesme törenini bitirdik ve eski karavanı bizimleydi.
Ayakkabıların kurdele ve renklerle süslenmekten hoşlanacağını düşündüm.
Bu kurdele ne?- Hayır.
Kurdele ile işaretlenmiş sayfadan oku.
Peki kurdele hangi renk olsun?
Cuma günkü kurdele kesme merasiminiz için güvenlik detayları ayarlandı.
Buyurun. Kurdele avı kazananının ödülü.
Kurdele koyma fikri geldi. Aklıma, turtanın içine gül şeklinde.
Bütün elmayı kurdele gibi kesiyor ve onu kumaşa dönüştürüyor.
Kurdele kabadayısısın. Sen! Hey!
Kurdele kabadayısısın. Sen! Hey!
Kurdele. Arthur, bu akşam olan her şeyi anlat bana.
Sizleri kurdele kesmeye davet ediyorum. Sayın Haydar Bey ve Sayın Muhtar.
Kurdele bağlamazsın! Carrie, mumun etrafına.