Examples of using Kuyular in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Profesör, eğer radyoaktif serpinti olduysa… adanın diğer tarafındaki kuyular da etkilenmemiş midir?
hastaneler kurdu hatta seyyahların ihtiyaçlarını karşılaması için kuyular kazıp ağaçlar dikti.
Plastiği de daha ücra yerlere gidip daha derin kuyular kazarak çıkardığımız petrolden elde ediyoruz.
Moskovadan da su sıkıntısı olduğu bildiriliyor, çünkü Ukraynadan steplere tüm kuyular kurumuş durumda.
mermer kuyular ve hatta heykellerle dolu,
ıpıssız kalmış ve nice kuyular kuruttuk, nice yüce köşkler yıktık?
pınarlar ve kuyular vardır.
Kuyuların hepsi kurudu, geride kimse kalmadı.
Sorumluluğumuz kasabanın kuyularını sağlam olarak ele geçirmektir.
Birüssebi kuyularını sağlam alamazsak askeri bir felaketle karşılaşacağız.
Senin kuyularını kazmıyorum.
Muhammed Bedir kuyularını işgal etmiş.
Kiremitleri yayıp… drenaj kuyularını kazmak tam 25 yılını aldı.
Kuraklık yüzünden kuyuların çoğu kurudu ve su çok tuzlu çıkıyor.
Dün Howea Zorinin kuyularına deniz suyu pompaladığını söyledim.
Yerçekimi kuyuların onu ezdi.
Bu da petrol kuyularını kontrol etmek anlamına geliyor.
Ama 16 petrol kuyusu kolayca gözden çıkarılmamalı.
Drenaj kuyularını kazmak tam 25 yılını aldı. Kiremitleri yayıp.
Mary, seni İspanyol Kuyularına geri götüreceğiz.- Emredersiniz.