Examples of using Lale in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tıpkı lale gibiydi. Ve burnu.
Avlusunda lale bahçesi vardı.
Bu yüzden de Lale geri döndü. Ama Yasemin de ona sadık değildi.
Lale ağacından yapılma üst parçasından gülce kakmalı sahte çekmecelerine tam bir şaheser.
Ee, lale sipariş ettin mi?
Eee, lale sipariş edecek misin?
Neden lale bahçesinde bir yürüyüş'' heyecan verici''?
Oda hizmetçilerinin lale bahçesi yürüyüşüne çıkmasına izin verildi.
Lale? Durun!- Yapraklar?
Lale? Durun!- Yapraklar?
Lale? Durun!- Yapraklar?
Hâlâ orada mı? Lale bahçesi mi?
Hâlâ orada mı? Lale bahçesi mi?
Normallerden daha fazla yükseliyor. Gurme lale soğanı fiyatları.
Hiç bir serseri lale üretemez.
Yabanarısı, Lale ağacından uçtu gitti,
Üçüncü Uluslararası Lale Festivali, kent tarafından düzenlenen bir törenle 5 Nisan Cumartesi günü İstanbulun Taksim Meydanında başladı.
Hürriyetten Lale Barçın İmer, Sertab Gibi ile Erenerin önemli bir adım attığını yazdı.
Yılın geri kalanında tüccarlar noter huzurunda sezon sonunda lale satın alacaklarını öngören( bir nevi future sözleşmesi) sözleşmeler imzalamıştır.
Lale çılgınlığını bir spekülatif balon olarak tanımlayan önyargılı açıklaması 80lerden sonra ekonomistler tarafından birçok yönüyle çürütülse de ünü devam edegelmiştir.