LAPTOPLAR in English translation

laptops
dizüstü
bilgisayar
laptop
dizüstü
bilgisayar

Examples of using Laptoplar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Gavin laptoplu kadının yanında oturuyor.
Gavin is sitting next to laptop lady.
Belki Garcia laptopta bizim göremediğimiz bir şey görür.
Maybe garcia will find something on the laptop That we're not seeing here.
Kullandığı laptoptan ne çıktı?
What about the laptop he was using?
Laptopları neredeyse işleri de orada.
Work is where you open your laptop.
Eddie, o laptopta ne var biliyorum.
Eddie, I know what was on that laptop.
Kafanı o laptoptan kaldır ve gerçek dünyanın… sana söylediklerini dinle.
Get your head out of that laptop and start listening.
Bear, laptobun yanında mı?
Bear, do you have your laptop?
Laptoptan herhangi bir şey öğrenebildiniz mi?
Did you get anything else off that laptop?
Masadaki laptoptan, birileri bizi izliyordu.
The laptop on the desk… someone was watching us.
Sorun laptopta değil.
It's not the laptop.
O laptoptaki kodu düşman yapay süper zekanın minyatür bir klonunu tasarlamak için kullandım.
I used code from that laptop to incubate a miniature clone of our enemy ASI.
Laptobuma kalırım.
Dating your laptop.
İnsanların aklını alacak şeyler var bu laptopta.
There's stuff on this laptop that will blow people's minds.
İhtiyacım olan tek kanıt o laptopta.
All The Evidence I Need Is, Uh… On That Laptop.
O zaman şeyi… o dosyayı laptoptan silebilir miyim?
So I can… delete that file on the laptop, then?
İş bilgisayarından… çalınan verinin aynısı bulduğumuz laptopta var.
The same data that was hacked from your work terminal is on the laptop we found here.
Az önce hakkında yalan söylediğin… o laptoptaki bir videoda.
In a video on that laptop you just lied about.
Laptop çantası hakkında yakınmamı hatırlamışsın.
You remembered me complaining about my computer bag.
Ben olmadan, Laptop olmayacak, internet olmayacak barkot okuyucuları olmayacak.
Without me, there would be no laptops, no Internet, no bar code readers.
Laptoptan bir pil büyük ihtimalle çalışır.
Something from a laptop would probably work.
Results: 57, Time: 0.0307

Laptoplar in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English