Examples of using Lassen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lasse. Ondan korkuyor musun? Kimse?
Hayır. Lassenin evinin önündeki kamera kayıtlarında köprü katili görünmüyor.
Hayır. Lassenin evinin önündeki kamera kayıtlarında köprü katili görünmüyor.
Gece Lassede kalmayacak mıydın.
Lasseyi eve getirebilir miyim?
Lassenin kendi yatağı.
Lasse yaz tatilimizin ilk gecesine Büyük Balık Avı Gecesi der.
Lasseyle ben sana balıkçılık dersleri verebiliriz.
Britta Lasse ile, Anna Bosse ile ve ben de Olle ile evlenecektik.
Lassenin bana yemek yedirdiği zaman korkunçtu.
Lassenin fikriydi.- Kabuklu Yaylası.
Lasseyi 2-5e götür.
Lasseyi buradan çıkartmalıyız.
Lasseyi buradan çıkarmamız lazım.
Lasseyi buradan çıkarmamız lazım.
Sen ve Lassenin bile bir planı yoktu.
Meretenin oteline ya da feribota Lasseyi koyamazsınız.
Bize bak, Lasse.
Lehmann daha sonra Connynin futbolcu olan oğlu Knut Reinhardt ile Lasseyi kabul etti.
Hayır, bir arkadaş.- Lasse?