Examples of using Latimer in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mark Latimere ulaştınız.
Lord Latimerin iyi olmadığını duydum.
Mayısta Danny Latimere gönderilen e-postayı okur musunuz lütfen?
Bay Miller, Daniel Latimerin öldürüldüğü gece neredeydiniz?
Bu Latimere kalmış bir şey.
Latimerin töreni için.- Ne için?
Koç Latimeri tutukladınız mı? Pop sineği.
Koç Latimeri tutukladınız mı? Pop sineği?
Bu Latimere kalmış bir şey.
Joe Millerın, Daniel Latimeri öldürdüğünden emin olabilirsiniz.
Ne için?- Latimerin töreni için?
Ve Bayan Latimere katılıyorum.
Latimerse.- Sen de gelmelisin.
Kuzeydeki son isyan sırasında, Lord Latimerin çektiği ıstırabın sebebini çok çok iyi biliyorum.
Joe Millerı Daniel Latimeri öldürdüğünü söylemesi için zorladınız, değil mi Dedektif Hardy?
Sonra otelde Latimeri buldum, bilardo oynadık
halattan aşağıya inip Bay Latimerle buluşmaya gitti.
Latimerler eski bir kuzeyli aile.
Dünya Kubbesinden bize katılan konuşmacılarımız arasında York Üniversitesinden tarihçi Dr. Jim Latimere Tokyodaki Japonya Üniversitesinden politik bilimci Dr. Barbara Tashaki
Zavallı Latimer.