Examples of using Lauder in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Günaydın Bay Lauder.
Bu, Nancy Lauder.
Zaten yenildin, Lauder.
Bakir olarak öleceksin Lauder.
Harold Emery Lauder konuşuyor.
Lauder seni buraya getirdi.
Harold Emery Lauder konuşuyor.
Lauder…- Bırak beni.
Bayan Lauder… ne?
Benim adım Harold Lauder.
Lauder, sarhoşluktan öyle konuşuyor.
Size Estee Lauder fondöten aldırıyor.
Basitleşmeyelim, lütfen, Lauder.
Avery Lauder, burada olduğunu biliyorum.
Devon Lauder. Aman Tanrım!
Lauder Evinin tam tarihini istediğini söylemiştin.
Güpegündüz iş üstünde yakaladık seni Lauder.
Harry Lauder, haftada 2500 alacakmış.
Bana oy verdin mi Lauder?
Estee Lauder için çalışmak bir ayrıcalık.