Examples of using Laurel in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Laurel Hardy gibi görünmek istemiyorum.
Laurel ve Hardyden bir şey öğrenmiştim.
Merhaba ben Laurel, Senatör Healynin bürosundan.
Laurel için önemliydi ve… bize de konuşmak için bir şans olur dedim.
Laurel Canyon Köpek Parkına gidiyoruz.
Bunu Laurel Canyondaki kafatasıyla karşılaştıralım.
Laurel Canyon kurbanının kimliğini geçici de olsa belirlediğinizi duydum.
Ayrıca Laurel Hesterın sahadaki ortağıyım.
Ben Laurel Healy ve sanırım kafayı sıyırıyorum.
Adım Laurel Stevenson… San Fernando vadisinde öğretmenim.
Peki ya Laurel? Pazartesi gibi?
Ben buyum Oliver, Laurel veya Anatolyden etkilendiğim için değil.
Laurel, lütfen!
Laurel sevgilim. Aile belgelerinde adınız hiç geçmiyor ama.
Laurel nasıl?- Görme iznimiz yok?
Peki ya Laurel? Pazartesi gibi.
Ben buyum Oliver, Laurel veya Anatolyden etkilendiğim için değil.
Ben Laurel Ayres. Nasılsınız?
Ben Laurel Ayres. Kimsin sen?
Evet.- Laurel Ayres buymuş!