Examples of using Lemonun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır o Lemonun, yerine koy.
Ben Dr. Brick Breeland, Lemonun babası.
Birileriyle birlikte olduğundan bahsetti ve bence o birileri Lemonun ta kendisi.
Hayır. O Lemonun.
Belle olmaya çalıştığım zaman… onu Lemonun evinden aldım.
Lemonun öğrenip öğrenmemesi umurumda değil… çünkü o çiftçiyi kimin kurtardığını insanların öğrenmesi gerek.
New York Yankeesin yıldız oyuncu avcısı Dapper Don Lemonun da… bugün burada bulunacağı kulağıma gelenler arasında.
Lemonun Wade ile çıkmaya… başlamasından sonra ortaya çıkman çok yazık olmuş.
New York Yankeesin yıldız oyuncu avcısı Dapper Don Lemonun da bugün burada bulunacağı kulağıma gelenler arasında.
Wade bu Noel ağacı, Lemonun kasaba meydanı süslemelerinin tam merkezi.
Lemonun son nişan partisine davet edilmedim diye ailemin bodrumunda ağlayarak uyumuştum.
Lemonun son nişan partisine davet edilmedim diye ailemin bodrumunda ağlayarak uyumuştum.
Wade, bu noel ağacı, Lemonun… kasaba meydanı süslemelerinin tam merkezi… ve ben ona söz.
Başkanlığınla alakası olmadığı belli olan… Lemonun resmini masanın altında saklı olmasını mı? Unutmak mı?
Bir hafta bekle, bir ay bekle… ama yeni kız ardaşına şimdi evlenme teklif edemezsin. Lemonun yalnız geçirdiği ilk Noelde olmaz.
Lemondan daha dün ayrıldın.
İstersen Bayan Lemonla ben konuşurum.
Dün gece Lemonla atıştığınızı duydum, bunu sana.
Lemonu Bellelerden uzaklaştıran ve partinin kara listesine alan?
Lemondan eve geri dönmesini isteyemeyiz.