Examples of using Levye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Levye kullandım.
Levye ağırdır.
Eli, levye ile ne yapıyorsun?
Kasırga Jesse, levye ile Kasırga Danadan çok daha fazla hasar yaratıyor.
Bir levye çıkardı ve geyiğin acısına son verdi.
Levye olayından sıyrılabilirsin belki, ama bu önceden kasıt demek.
Levye filan lazım olacak.
Levye işe yaramıyor bence.
Çünkü levye benim!
Git bana levye getir. Biliyorum!
Levye gibi bir alet bulmaya çalış.
Levye yok.
Levye izi. Buraya dışarıdan girilmemiş.
Levye… Bagajda bir levye olması lazım.
Zil çalarsa Herrmann sana bir levye uzatabilir.
Ama kilitler değiştiği için kapıyı açarken levye kullanmış.
Bir çeşit levye kullanmış.
Görünüşe göre işi demir levye bitirmiş.
Eldiven yok. levye yok.
Peki ya sen kanepenin yanındaki levye?