Examples of using Lif in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Katrin ile 12 yıldır birlikteyim. Hayır. Lif.
Sabun, lif… Havlu
Lif yok, kırık yok, iz yok.
Tanrım, keşke lif olsam.
Will Sutterın üzerinde iki farklı lif bulunmuş.
Mavi ya da kırmızı lif yok.
Saç yok, lif yok.
Hiç iz, lif yok.
Dr. Hodginsten kıyafetlerde meni, yabancı lif ve parçacık aramasını isteyeceğim.
Boyunda hiç lif bulunmadı.
Ama bir tane yaptıysa, topladığı lif numunelerinden yapmıştır.
Minibüsün paspasında bulunmuştu. Kim Leachin üstündeki elbiselere ait pek çok lif.
Parmak izi ya da lif yok.
Parmak izi, DNA, lif yok mu?
Lif gibi duruyor.
Böylece spiral lif kırılmaz ve ağ bir bütün olarak simetrisine yeniden kavuşur.
Lif ve kalsiyum açısından onlar daha zengin, ayrıca hastalıklardan da korur.
Bu lif tanıdık geliyor mu?
İçinde lif olmadığı için emilir ve portal sistemden direkt karaciğere gider.
Lif çeşit.