Examples of using Limuzin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biliyorsun şoförüm. Limuzin bile kullanıyorum.
Balonlar, limuzin, fan klupler.
Bunlardan biri şu ünlü kuyumcuya elmaslarını taşıması için limuzin ayarlamaktı.
Andy, bugün limuzin değiştirmekle uğraşma.
Mesela, kaç limuzin var?
Artık ben limuzin sürmeyeceğim.
St. Louis ve KC havaalanlarına limuzin yolluyormuşsun.
Beni maça götürsün diye limuzin yolluyorlar.
Çok geç, limuzin geldi.
Limuzin almaya yetmez ama benim için harika.
Limuzin şoförüdür.
Limuzin taksi de olur mu?
Tamam, limuzin 5:00te burada olacak.
Limuzin ile yiyecek icecek kamyonu arasında büyük bir çekişme var.
Ben limuzin şoförü olarak çalışıyorum ve bugün erken saatlerde bir rezervasyona gittim.
Bobby ne dedi, limuzin bizi kaçta alacak?
Adam kumarhanede limuzin şoförü. Şu anda da başlıca şüphelimiz.
Bu şampanya, bu limuzin ve bu da kutlamamız gereken şey.
Çalıntı limuzin mi?
Peki limuzin içindeki şu herifler onları bana tarif edebilir misin?