Examples of using Linz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Meydana geldiğinde önemsiz görünen… ama önemi sonradan ortaya çıkan olay Linz İstasyonunda meydana geldi.
Meydana geldiğinde önemsiz görünen… ama önemi sonradan ortaya çıkan olay Linz İstasyonunda meydana geldi.
Korkarım ki, Führerim, küçük kasaba Linz bundan böyle bir kasaba olmayacak.
Sırp tenisçi Ana İvanoviç, Avusturyanın Linz kentinde düzenlenen Generali Ladies tenis finalinde İsviçreli Patty Schnyderı 6-1 ve 6-2 yenerek iki yıldır ilk birinciliğini elde etti.
Bu işe memleketi olan Avusturyadan başladı. 1938de Avusturya ilişikti, sonra Linz yakınlarındaki Mauthausende en berbat toplama kamplarından birinin açılışıyla Almanya gibi aynı terör devrimine teslim oldu.
Graz, Innsbruck, Linz ve Wiener Neustadt şehirlerinde Avrupa Erkekler Hentbol Şampiyonasının dokuzuncusu olarak düzenlenen hentbol turnuvası.
2008 yılı Avrupa Kültür Başkenti Liverpool iken, bu yıl Linz ve Vilnius başarılı oldular.
Hitler, Linz halkının neşeli coşkusunu gözlemledikten sonra kararını vermişti. Önceden planladığı gibi Avusturya Nazi
Mauthausen-Gusen toplama kampı, Yukarı Avusturyada Linz kentinin yaklaşık 20 kilometre( 12 mil) doğusunda, Mauthausen ve Gusen köylerinin etrafında inşa edilmiş olan büyük bir grup Alman toplama kampıdır.
batı banliyölerinde 8 Nisanda sokak çatışmaları halen şiddetle sürmekteyken 3. Ukrayna Cephesi kentin etrafından dolaşarak Linz ve Graz yönünde ileri harekete başlamıştı.
Türkiye Linz, Avusturya Pietrasanta,
Hani Mel ve Linzin güvenip sana teslim ettikleri para?
Salzburg ve Linze bildirileri Probst mu götürdü?
Mel ve Linze.
Le 2009 arasında eyalet başkenti Linzin belediye meclisine seçildi SPÖ Fraksiyonu.
Siz her zaman Mel ve Linzsiniz.
Ama Linzi tutukladım!
İki gün sonra Linzi yeniden okula aldılar.
Salzburg ve Linze bildirileri Probst mu götürdü?
Salzburg ve Linze el ilanlarını Probst mu getirdi?