Examples of using Lisbonun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lisbonu ara, haberleri ver.
Janein Lisbona, Red Johndan vazgeçtiğini söylediğini biliyor musunuz?
Hayatını kurtaran şey Lisbonla flört etmesi oldu.
McTeer cinayetini Lisbona yıkmak için Dr. Carmen ve David Charlesa para ödedin.
Lisbona iki transit mektubu vardı.
Jane ve Lisbona söylemeli miyim bilmiyorum.
Gene Lisbondan habersiz bir şeyleri kurguluyorsun, değil mi? Biraz eğleneceğiz.
Lux Lisbonu partiye götürüyorum. Evet!
Lux Lisbonu partiye götürüyorum. Evet!
Lux Lisbonu partiye çıkarıyorum.- Evet!
Lux Lisbonu partiye çıkarıyorum.- Evet!
Az önce Teresa Lisbonla konuşmadınız mı?
Tüm haftadır Lisbonda bizimkisi gibi bir gruba ateşleyici gönderip duruyorduk.
Şu anda Lisbondaki adresteyiz, girmeye hazırlanıyoruz.
Ogündensonra, Lisbonların evi değişmeye başladı.
Açıkça görülüyor ki, Ajan Lisbondan daha deneyimli ve yaşlısın. Nasıl?
Lux Lisbonu partiye götürüyorum.
The Lisbondan randevuyu biz alıyoruz.
Lisbonu hapisten dışarı çıkarmayacağız… onu firar ettireceğiz. Nasıl?
Lisbonun Makosen Ayakkabıları.
