Examples of using Losyon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Losyon bunu düzeltmez bayım. Losyon mu?
Losyon ve pudra karışınca hamur gibi oldu.
Losyon şişende var mı bari?
Losyon şişesi. Dehşet verici.
Losyon ile ilgili hiçbir şey bimiyordum.
Önce losyon ve sonra güneş kremi.
Neden Elia losyon aldın?
Losyon musunuz?- Uymuyor.
Biz losyon işinde yokuz sayılır.
Losyon. Paco Rabanne, erkek için.
Tamam, Rockefeller, losyon zamanı.
Bir de sana losyon aldım.
Hiç bir soruya cevap vermek zorunda değilsin. Özellikle losyon hakkındakilere.
Ve göğüslerin için losyon.
Pembe yüzük, ucuz losyon.
Merhem değil, o losyon.
Kızımın ve annemin ıvır zıvırları ile dolu. Losyon kokuyor.
Bana başka zaman losyon alırsın.
Terfi etmek istiyorsan, losyon kullan.
Beğendim.- Losyon.