Examples of using Maci in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Maci asla kontrol etmem.
burada evde maci izliyorduk.
Arkadaşım Marek bana bu kartı verdi, Maci bulmamı söyledi.
Arkadaşım Marek bu kartı verdi ve Maci sormamı istedi.
Gemiyi döndürün ve MACi silahlandırın.
Bana bu kartı arkadaşım Marek verdi, Maci istememi söyledi.
Willie, Willinski ve Maci gördüm.
Willie, Willinski ve Maci gördüm.
Doğru ya da iki Büyük Maci sipariş edin.
Bak, Maci sen veya Jack kadar iyi tanımıyor olabilirim,
Flutura Maci, Diana Miziri,
Çocuk bir elle uçup, diğeriyle Maci geride tutmaya çalışıyormuş. Önünü görmek için camdaki kanı silmeye çalışıyormuş.
Çünkü Maci lasmanından 2 ay önce yok etmeye çalışıyordun.
Eddie Maci ya da MAC-10u hiç evde gördün mü?
Maci gönderirsen onu yüz üstü bıraktığını düşünen… ona olan sevgini sorgulayan insanlar olacak.
buluşma saati verdi. Ben de Maci aradım.
Scully, Maci Amerikan şirket piyasasına sokup IBMyle rekabet etmek istiyordu. Jobs ise Maci kişisel kullanıcı bilgisayarı olarak düşünüyordu.
Bir haftaya yola çıkacağımızı Tepedeki adamlara söylesin diye Roger Maci yolladım.
Maci sonlandırmayı mı önerdin? Yoksa beni Mac ekibinden çıkarmayı mı?
Reklamı istemiyordun. Çünkü Maci lasmanından 2 ay önce yok etmeye çalışıyordun.