MACKAY in English translation

Examples of using Mackay in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Evet. Charles Mackayın önünde.
In front of Charles Mackay.- Yep.
Evet. Charles Mackayın önünde.
Yep. In front of Charles Mackay.
Mackayın açıklanamayan çılgınlık nitelemesi 1980lere kadar eleştirilmedi ve incelenmedi.
Mackay's account of inexplicable mania was unchallenged, and mostly unexamined, until the 1980s.
Sanırım Bayan Mackayın kanı için test pozitif olacaktır.
I'm guessing it will test positive for traces of Miss Mackay's blood.
Mackayı görmekten niye korkuyorsun?
WHY ARE YOU SO AFRAI D OF SEEING MACKAYE?
Sanırım Alexander Mackayı tanımadığını söyleyeceksin.- Nasıl bildin?
You don't know that Alexander Mackaye, I suppose you're Going to tell us?
Olay, 1841 yılında İngiliz gazeteci Charles Mackayın'' Olağanüstü Kitlesel Yanılgılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı''('' Extraordinary Popular Delusions and the Madness of Crowds'') adlı kitabıyla popülerleştirilmiştir.
The 1637 event was popularized in 1841 by the book"Extraordinary Popular Delusions and the Madness of Crowds", written by British journalist Charles Mackay.
Beckmann ve Mackayın yazıları gibi lale çılgınlığından bahseden kaynakların çoğu ekonomik zararın boyutlarını gösteren kanıtlar olarak kaynak gösterilmiştir.
Many of the sources telling of the woes of tulip mania, such as the anti-speculative pamphlets that were later reported by Beckmann and Mackay, have been cited as evidence of the extent of the economic damage.
Esasında Beckmannın ve dolayısıyla Mackayın iddiaları 1637 yılında anonim yazarlar tarafından oluşturulan üç anonim kitapçığa dayanır.
Beckmann's account, and thus Mackay's by derivation, was primarily sourced to three anonymous pamphlets published in 1637 with an anti-speculative agenda.
Bunu çok iyi hesaplayan biri de İngilteredeki bir fizikçi olani David Mackaydır, ve'' Sürdürülebilir Enerji'' adlı mükemmel kitabında, diğer şeylerin yanında, diyor ki.
A guy who's added it up all this very well is David Mackay, a physicist in England, and in his wonderful book,"Sustainable Energy," among other things, he says.
keşfettiği benzersiz bir tür olduğunu ifade etmiş, Mackaydaki orijinal örnekle birlikte bu türün yeni bir tür olduğunu deklare etmiştir.
Moore used this skull, together with the original Mackay specimen, to effectively demonstrate that Longman's beaked whale was a unique species and elevated it to its own genus, Indopacetus.
Bunu çok iyi hesaplayan biri de İngilteredeki bir fizikçi olani David Mackaydır, ve'' Sürdürülebilir Enerji'' adlı mükemmel kitabında,
A guy who's added it up all this very well is David Mackay, a physicist in England, and in his wonderful book,"Sustainable Energy," among other things, he says,"I'm not trying to be pro-nuclear.
Hadi Koç MacKay.
Come on, Coach MacKay.
Zavallı Bayan Mackay.
And poor Mrs. Mackay.
Gerçek adı Sara Mackay.
Sara Mackay is her real name.
Bay Mackay, yorgunum.
Mr. Mackay, I'm tired.
Gerçek adı Sara Mackay.
Sara Mackay's her real name.
Gerçek adı Sara Mackay.
Sara Mackay is his real name.
Buldum, Bayan Mackay.
I found it, Mrs. Mackay.
Bayan Mackay arıyor dersiniz.
Mrs. Mackay calling.
Results: 122, Time: 0.0254

Mackay in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English