Examples of using Malek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bak, hiç kimse Malekin battığını görmekten benim kadar mutlu olamaz.
Maleki kaybedersen, hepimiz seninle birlikte batarız.
Hayır, Malekin neyin peşinde olduğumuzu anlamasını istemeyiz.
Malekin salıverilmesi kararını ikimiz birlikte verdik.
Sanki Malekin salıverilmesini hiç istememiş gibi davranıyor.
Fakat Malekin salıverildikten sonra buluştuğu kişiye bak.
Maleki izleyin, bakalım sizi nereye götürecek.
Maleki bulun, halkın güvenliği için tehlike oluşturuyorsa, onu indirin.
Sen Maleki izle, ama ben aileyi dışarı çıkartana kadar ona dokunma.
Bu Malekin yerini saptadınız demek mi?
Davut ya da Malekle görüşüyor musun?
Malekin Bayan Milburnden cinsel tavsiye aldığını biliyor muydun?
Bana Omar Malekin yerini söyleyeceksin.
Tabii Omar Malekin yerini söylersen iş değişir.
Charly, Maleki öldürdü, benim oğlum gibiydi.
Birlikte Malekin görüş havuzu yapmasına yardım ettiler.
Öyleyse Malekin nasıl öldüğünü de bilirsin.
Operasyonu tamamlamaya zorlamak için Malekin ailesini kaçırdıklarını sanıyoruz.
Nassif ve Maleki görüyorum.
Charly oğlum gibi gördüğüm Maleki öldürdü.