Examples of using Maliki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Maliki yendiğimizi ve onsuz yapamayacağımızı söylerim.
O da silahın orada Maliki beklediğinden emin olacak.
Maliki kıskanıyor musun?
Maliki bir müddet Hillede yaşadı
Bana söylenene göre Will, Jonas Maliki için çalışıyormuş.
Şu getirdiğim suçluyla ilgili, Jonas Maliki.
Maliki şehir dışına 50 cmlik kutu almak için gönderdim, ama utanmaksızın 30 cmliklerle geri döndü.
Ratashın şimdi ise Maliki takip edeceğini fark eder ve bu yüzden ona yardım etmek için yola koyulur.
Kosovalı Zeri gazetesi tarafından aktarılan sözlerinde Maliki, komutanların kuzey de dahil olmak üzere
Aynen öyle. Andre Maliki yere sermeni benim kadar isteyen yok ama… Louisin yönetmeye başladığı gün iyi bir zamanlama mı?- Harvey.
Mitrovica Kosova Polisi sözcüsü Besim Hoti, Radio Free Europea verdiği demeçte, altı memurun Maliki tarafından çıakrılmış bir emre itaat etmeyi reddettikleri için açığa almanın devam ettiğini söyledi.
her ikisi de geçtiğinde Maliki yanında yatmış ölürken bulur.
Fakat Prens Maliki bulduğunda, onun Süleymanın Ordusunu durdurmakla ilgilenmediğini, bunun yerine onu
Delilahın Maliki yakalamanın anahtarı olduğunu anlıyorum… ama onu yem olarak kullanmaktan bahsediyoruz.
Maliki tanıyamaz olmuştum artık… ve mesele sadece Godfather şapkası değildi.
Ama Armaan Maliki öldürürsen.
Ve ben bir yemin ettim Armaan Maliki mahvetmediğim sürece Soniyanın defnetmeyeceğim.
onları kendi arkadaşına götüren Maliki izledikleri gibi.
Nijeryadaki Müslümanların büyük çoğunluğu, Maliki fıkıh mezhebine mensup Sünnidir;
Malikilik veya Maliki mezhebi( Arapça: