Examples of using Manava in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hemen döner mi?- Manava gitti?
Çekil şuradan! Daha önce çok tramvaya binip manava gittim!
Geçen elektikler kesildiği zaman… şu karşıdaki manava hırsız girdi, hâlâ da yakalanmış değil. Pardon.
Peugeot, manava git, nasıl iş yaptıklarını gör ve onlardan bir şey öğren.
Kasaba, manava gideceğiz… ve 50 kutu yengeç konservesi alacağız.
Beş yıl sonra, Sallanan rockçı anne saçlarımla burgundy windstarımı sürüp manava ve markete gidiyor olacağım.
Bilmiyordu. İtfaiyeciye sordum, sonra manava, kasaba, fırıncıya.
Golf kanalını açmadan belki bir koşu manava gidebilir misin?
zarar görmemişlerse manava gidiyorlar ve işte bu sizin domatese bakışınız.
şu anda bununla uğraşabilecek tek kişi benim ve şimdi de manava gitmem gerekiyor çünkü şu an için bunu yapabilecek tek kişi benim.
Manavı gördün mü?
Manav, hadi o ot yiyen atın resmini getir.
Şimdi manavda ufak bir alışveriş yapacaksın.
Manav, Gaydacı ve Çöp Bacaklar.
Manav kımıldanma, yoksa hepimiz öleceğiz.
Lüks manavınkinden çok daha kötü.
Manav ya da öyle bir şey, değil mi?
Manav, bu kız bizi mahveder, hadi kaçalım!
Lüks manavınkinden çok daha kötü.
Manav içeride yatıyor belki diye, bir baktım.