MANDI in English translation

Examples of using Mandi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bunlar arasında'' Parole parole''('' Palavra''),'' Senza fiato''('' Son Yolcu''),'' Il cigno dellamore''('' Düşünme Hiç''),'' Giorni''('' Ya Sonra''),'' Mi mandi rose''('' Kim Olsa Anlatır'') ve'' Ancora, ancora, ancora''('' Aldatma'') yer almaktadır.
Some of these songs are"Parole parole" as"Palavra","Senza fiato" as Son Yolcu,"Il cigno dell'amore" as"Düşünme Hiç", Giorni as"Ya Sonra","Mi mandi rose" as"Kim Olsa Anlatır" and"Ancora, ancora, ancora" as"Aldatma.
Bebek In Tank ve Bebek Kamar Mandi isimleri ile bilinir.
Bebek Semerbak, Bebek Semerbak Flush, Bebek In Tank, and Bebek Kamar Mandi.
Adam ve Mandinin belgesel tecrübeleri de var.
Adam and Mandi come in with experience from documentary films.
Mandinin, sen ve Tyler ile ilgili düşüncelerini biliyorsun neden bahsediyorsun?
You know what Mandi thinks about you and Tyler. What are you talking about?
Mandiyi tanık olarak yazdı.
She quoted Mandi as a witness.
Mandinin bana tuzak kuruduğunu… sizlerin beni kurtaracağını biliyordum.
I knew Mandi set me up, and… you guys came to rescue me.
Ve Mandiye üstün olman?
And you outdoing Mandi?
Mandiyi gördün mü oralarda?
See Mandi over there?
Sabzi Mandide Ammiyi takip ediyorlar.
They follow Ammi around in the Sabzi Mandi.
Efendim, bugün sabah otelden çıktı ve Jhari Mandiye gitti.
Sir, today morning he left the hotel and went to'Jhari Mandi.
Cal, Adam ve Mandiyle konuşman lazım.
Cal, you have to talk to Adam and Mandi.
Bu inanılmaz kimse Mandiyi retedemez.
That was unbelievable. Nobody turns Mandi down.
O kızla olmamın tek sebebi Mandiye iyilik yapmaktı.
The only reason I was even with that girl'cause I was doing mandi a favor.
Başından beri Mandiyle birlikteyim.
I have been with mandi since the beginning.
Mandiye geri dön, hadi.
Go back to Mandi, go on.
Esasen Mandinin takımı dava açtı.
Mainly because Mandi's team wants to file a lawsuit.
Bu Mandinin yapacağı bir şey değil.
That's not like Mandi.
Abby şişmiş siyah bileğinin Mandiye köpeğinin iğrenç kusmasını unutturmak için yeterli olmasını umut ediyor.
Abby was hoping that her swollen, black ankle… might be enough for Mandi to forget about her dog's infamous upchuck.
Ve haklısın Mandinin fena benzetilmeye ihtiyacı var
And you're right, Mandi needs her ass kicked.
Ve mandide geçmedi asla insaflı olmayacaktı kesin olarak bitiş zamanıydı artık.
And neither was Mandi. She wasn't going to pull any punches. It was time to end this once and for all.
Results: 115, Time: 0.0266

Top dictionary queries

Turkish - English