Examples of using Mandolin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama ortaya çıktı ki Emo Drake gibi… ben de mandolin müziğinden hoşlanıyormuşum.
Sonra Venedikteydik, bir gondolla Büyük Kanal boyunca yol alıyorduk suyun üzerinden bize kadar ulaşan mandolin sesleri arasında.
Bakalım. Mandolin Hotelden, şampanya
and Harvey Tumbleson mandolin, banjo, gitar, vokal, perküsyon.
perküsyon enstrümanları John LeCompt- ritim gitar, mandolin, Marty OBrien- bass gitar Rocky Gray- bateri Diğer müzisyenler Jeremiah Gray- perküsyon Daniel Moody- piyano,
Mandolini bir daha elime alamayacak olsam bile umurumda olmazdı.
Mandolinini çalabilir miyim?
Konfeti yağmuru mandolinlere eşlik eder gibi.
Birazdan elime mandolini alıp şarkı söylemeye başlayacağım.
Geordinin mandolini de onu Alan-a-Dale yapıyor.
Edgar mandolinini tıngırdatmaya devam etmektedir.
Mandolinin yatağımın üzerinde ne arıyordu?
Mandolinimi bu işe karıştırmamanı istemek durumundayım.
Mandolini o kategoriye sokun, aynı Whole-Martın Colton bölgesinde yapmış olduğu gibi.
Ve bulacağım kayıp mandolinin rüzgarda körü körüne dalgalanan melodisini!
Mandoline bakın. -Evet, çok güzel,!
O mandolini buldum.
Mandolini de Frank öldükten sonra almış.
Dedektif, mandolinimi ne zaman geri alırım?
Sen o mandolini almaya daldığında gördüğün şeyi söyleme diye.