"Mandragora" is not found on TREX in Turkish-English direction
Try Searching In English-Turkish
(
Mandragora)
Bir Mandragora yalnızca parazit beslenme düzeniyle hayatta kalabilir.
A Mandragora can only survive on a parasitic diet.Artık kasabadaki insanları kimin öldürdüğünü biliyoruz; bir Mandragora.
Now we know for sure what's been killing people in the town; it's a Mandragora.Bir gece, Mandragora artık emir alamayacağına dair karar verdi.
One terrible night, Mandragora decided he no longer wished to take orders.Mandragora ile savaşıp hikâyeyi anlatacak kadar yaşayan sosisli sandviç satıcısı mı?
Mystery man Who fought a mandragora and lived to tell the tale A hot dog vendor?Bir Mandragora saldırdığında dokunaçlarını kullanarak, kurbanının beynine sinir zehri enjekte eder.
When a Mandragora attacks, it uses its tentacles to inject a neurotoxin into the brain of its victim.Hâlâ Ingrid ve Mandragora arasındaki ortakyaşar bağlantıyı nasıl koparacağımızı çözmemiz gerek böylece Mandragorayı Ingridi öldürmeden öldürebiliriz.
We still need to figure out how to sever the symbiotic connection between Ingrid and the Mandragora, so we can kill it without killing her.Aile, şehrin sıcak ve nemli havasından kurtulmak için, yazlarını'' La Mandragora'' adını verdikleri kır evinde geçirmektedirler.
In order to avoid the hot and humid weather of the city, the family spends the summers in their decaying country estate named La Mandrágora.
Mandragora is gone!
The Mandragora must be dead.Mandragora uzmanı nerede?
Where's the Mandragora expert?Çalışırken asla! Bana içmek için mandragora.
Never when I'm working! Get me to drink mandragora.Onları öldür sonra Mandragora kendiliğinden ölür zaten.
Kill them, and just let the mandragora die.Mandragora nın burada yapmaya çalıştığı da buymuş.
That's what the Mandragora was doing here.Ama Mandragora yüzünden ölüyor, senin yüzünden değil.
But it was the Mandragora it wasn't you.Sana hiç söyleyen olmadı mı, Mandragora?
Didn't anyone ever tell you, Mandragora?Ya dünyadaki en büyük sincap ya da Mandragora.
Either the biggest squirrel on earth, or… The Mandragora.Mandragora gözlerinin önünde aileni öldürdü, çaresizdin.
Steven Mandragora killed your parents while you watched helplessly.Bu da ne demek oluyor? Mandragora nerede?
Where's the Mandragora? What's this?Mandragora işini kendi başımıza yapmanın bir yolunu biliyorum.
I know a way we can do the work of the Mandragora ourselves.Ingrid, dinle Mandragora ile olanlar senin suçun değildi.
Ingrid, listen, what happened with the Mandragora wasn't your fault.
Turkce
Български
Deutsch
Ελληνικά
عربى
বাংলা
Český
Dansk
Español
Suomi
Français
עִברִית
हिंदी
Hrvatski
Magyar
Bahasa indonesia
Italiano
日本語
Қазақ
한국어
മലയാളം
मराठी
Bahasa malay
Nederlands
Norsk
Polski
Português
Română
Русский
Slovenský
Slovenski
Српски
Svenska
தமிழ்
తెలుగు
ไทย
Tagalog
Українська
اردو
Tiếng việt
中文