Examples of using Marcelin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Klaus, onu Marcelin kurallarından birisini yıkmak üzere oyuna getirdi.
Marcelin adamları öldükten sonra.
Marcelin gaddar başbelalarının… kullanmadığı bir tane olsun.
Marcelin gaddar başbelalarının… kullanmadığı bir tane olsun.
Marcelin cadısı Bölgede rehin tutuluyor.
Marcelin bir öğrencisi başka bir malzemeyi bulmakla görevlendirildi.
Büyü yaparken Marcelin bizi yakalamaması için onları kullanırız.
Tekrar arıyorum ama, Marcelin annesiyim.
Bu tozlu çan kulesi senin olabilir… ama burası Marcelin şehri.
Bu, Marcelin zehri.
Bir başlangıç daha, Marcelin ikramı.
Zannediyorum ki siz cadılar da, Davinayı Marcelin elinden almak istiyorsunuz.
Burada olmamın tek sebebi Marcelin son anda gelip beni vampire çevirmesi.
Eğer Marcelin bir planı varsa belki
Aslına bakarsan bu küçük veda partisine Marcelin seni gelmeye, ikna edeceğine inandığım için katıldım.
Ailenizin keder içinde olduğunu biliyorum. Ancak Marcelin bebeği öldürdüğü yönündeki dedikodulara kulak asmadığınızı biliyorum.
Marcelin ona özgür kalmasının önündeki tek engelin yok olduğunu söylememesi olduğunu düşünüyorum.
Marcelin halkım üzerine yaptığı laneti bozmaya söz verdi fakat karşılığında benden bazı bilgiler istedi.
Artık Marcelin, altı yaşına kadar, derslere girmesini,
Bir köstebeğe ihtiyacım vardı. Marcelin asla şüphelenmeyeceği,