Examples of using Marcus in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu kayıtlar neden Ellanın, Marcus Conwayi aramalarını neden göremediğimizi açıklıyor.
Marcus dışında.
Ve, Marcus mevzusu hakkında.
Marcus hesabını ve Sturbridge kampanyasını aldım.
Marcus öldüğünden beri, tek başımayım.
Marcus olmalısın.
Dr. Marcus bana fotoğraf çektiğini söyledi.
Jacke Amadorun Marcus Alversla bağlantıya geçebileceğini söylemişsin?
Marcus hakkında konuşmalıyız.
Siz Marcus Pokussunuz.
Marcus hakkında her şeyi biliyorum ve o da benimkileri biliyor.
Üzgünüm. Marcus gelene kadar olmaz.
Ben Marcus, bu arada.
Sadece Marcus hakkında konuşmak istiyoruz, Maya!
Ben Marcus Dixon. Bu büronun müdürüyüm.
Bu su goturmez zorluklar, Marcus hakkinda bize cok sey anlatiyor.
Marcus Wendell oyununun kokusunu alamadin mi?
Bay Gunn, ben Marcus Hamilton. Büyük Ortakların yeni aracısı.
Sen Marcus Bohemsin.
Onları Marcus Brodyye verdi.