Examples of using Marcusun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Marcusun şarkı söylemesinden sana ne?
Demek Marcusun babasısın.
Sen Marcusun üvey babasısın,
Marcusun şarkı söylemesinden sana ne?
Yani, sen Marcusun babasısın. Kötü haberse, şey.
Evet, Marcusun mali işlerine ben bakarım.
Ben de dikkatimi Marcusun kayıp arkadaşına verdim.
Ben de dikkatimi Marcusun kayıp arkadaşına verdim.
Marcusun psişik yeteneklerini bastırmak umuduyla yeni bir formül hazırladım.
Marcusun psişik yeteneklerini bastırmak umuduyla yeni bir formül hazırladım.
Marcusun kızlarından birine benziyor.
Evet, evet. Marcusun babası, Marcus doğduktan sonra öldürülmüş.
Evet, evet. Marcusun babası, Marcus doğduktan sonra öldürülmüş.
Marcusun bu itibari kesinlikle hakettigini onaylayabilirim.
Marcusun bu itibari kesinlikle hakettigini onaylayabilirim.
Tremaine Marcusun soyadıydı.
Marcusun evinde kalıyorum.
Marcusun Başına gelenlere üzüldüm.
Mindy Marcusun yanına taşındı. O da Mindyi benim okula yazdırdı.
Seni Marcusun sağ kolu sanıyordum.