Examples of using Marstan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İnsanlar Marstan Onlar Marstan degiller. su yesil ates toplarını fark etmeye baslar ve… Akıllıca.
Yönetmen Marstan gelmiş bir ahmak ve her türlü yardıma ihtiyacım var.
Ama, Charlie, sakın ola Marstan gelme bir rock yıldızı değilmişsin gibi yapma. Çünkü öylesin.
Binbaşı, Marstan güvenli lazerle, Lima Projesi olduğunu umduğumuz şeye kişisel bir mesaj yollamanı istiyoruz.
Binbaşı, Marstan güvenli lazerle,
Erkekler Marstan, Kadınlar Venüsten, Amerikan ilişki danışmanı John Gray tarafından yazılmış kitaptır.
Bu sinyaller geri geldiğinde, bir element ışığın bir örneği gibiydi. Bunların Marstan gelme oranı saniyede bir taneden ibaretti.
Milyonlarca yıl önce bir göktaşı ya da kuyruklu yıldız çarpması sonucu Marstan fırlamışlar.
Birçok saygı değer bilim adamı milyonlarca yıl önce dünyaya hayatın Marstan meteor veya kara parçasıyla geldiğine inanıyorlar.
David, bu adamdan daha az tuhaf görünümlü Marstan kovulmuş yaratıklar var.
David, bu adamdan daha az tuhaf görünümlü Marstan kovulmuş yaratıklar var.
Ben öyle demedim. Ajan Francis, Marstan gelenlerle ilgili masalında ısrar edeceksen.
Ben öyle demedim. Ajan Francis, Marstan gelenlerle ilgili masalında ısrar edeceksen.
Aynı yapısına sahip gazlar var. Bu taşın Marstan geldiğini biliyoruzçünkü içinde Mars atmosferinin.
Kenetlendikten beş dakika sonra… bizi gammazlayarak Marstan para alırlar.
Marstan mısın?
Marstan ileti alıyoruz.
Marstan arayanınız var.
Marstan gelen adamlar?
Marstan gelen köpek!