MARWAN in English translation

marwan
mervan
madwan
marwan

Examples of using Marwan in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Şüphe uyandırabilse de. Ashraf Marwan hakkında hiçbir şeyi açığa çıkarmayarak çifte ajan
Even though, by not revealing anything about Ashraf Marwan, he was an Israeli spy rather than a double agent.
Zamir ve Ashraf Marwan arasındaki görüşmenin tam raporu var.
Between Zamir and Ashraf Marwan just released by the Israelis. DR. BREGMAN: We have the full report of the meeting.
Ashraf Marwan… Mısırlı bir süper ajan… Londranın merkezinde… Carlton Terraceda balkondan düştü.
At around one o'clock, Ashraf Marwan, an Egyptian super spy… in Carlton Terrace, Central London. fell off the balcony.
Derhal Faisal Marwan ile konuşmama müsaade edilmezse elimde bulunan 1,360 gizli belgeyi yayınlayacağım.
If I'm not allowed to speak to Faisal Marwan immediately, I will release the remaining 1,360 classified documents in my possession.
Mühendislerimizden biri artık terörist olduğunu öğrendiğimiz Habib Marwan gizli örgütünü bizim şirketimizden yönetiyormuş.
One of our engineers, who we now know is a terrorist named Habib Marwan, was running a covert organization- from within our company.
Telefonundan alacağımız bilgiyle,… Kara Pençenin Portlanddaki operasyonlarını Marwan Hanano yaşadığı sürece öğrenebilecektik.
With the information from his phone, we would have been able to disrupt Black Claw's operations in Portland… as long as Marwan Hanano was still alive.
Bu mevzuyu acemi bir yabancı ajana bırakmak sorumsuzluk! Tamam. Eğer Marwan, olduğunu iddia ettiği kişiyse!
Okay. If… if… Marwan is who he says he is… letting a rookie foreign agent handle this asset is irresponsible!
Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Yakındoğu Filistin Mültecilerine Yardım Ajansı için çalışan öğretmen Marwan Abu El Qumsanın havasaldırıları esnasında öldürüldüğünü açıkladı.
The United Nations confirmed that Marwan Abu El Qumsan, a teacher for the United Nations Relief and Works Agency was killed in his car near the scene of an airstrike.
Bir tarihçi olan Ahron Bregmanın Marwan hakkında söyledikleri kötü olsa da dünyanın sonu değildi.
As long as a historian, Ahron Bregman, said what he said about Marwan, this was bad but not the end of the world.
Bir tarihçi olan Ahron Bregmanın Marwan hakkında söyledikleri kötü olsa da dünyanın sonu değildi.
This was bad but not the end of the world. As long as a historian, Ahron Bregman, said what he said about Marwan.
yaşı küçük Filistinli tutsakların ve ayrıca Marwan Barghoutinin serbest bırakılması gerçekleşmedi.
underage Palestinians as well as Marwan Barghouti were not met.
Barghouti, İsrailli sivillere karşı, İkinci İnfiada döneminde, saldırılardan sorumlulukla suçlanıp, 5 senelik İsrail cezaevlerinde hapis kalmak üzere hüküm giyen, Marwan Barghoutinin eşidir.
Elected to the central council was Fadwa Barghouti, the wife of Marwan Barghouti who was serving five life sentences in Israel for his role in terrorist attacks on civilians in Israel during the Second Intifada.
büyük oğlu Ziad Rahbani, 16 yaşındayken yayınlanmamış şarkılarından'' Akhadou el Helween'' i( aslen Marwan Mahfouz tarafından Ziadın ilk albümü'' Sahriyyi'' de söylenmesi için yazılmıştı.)
gave his mother the music of one of his unreleased songs"Akhadou el Helween"(that he had composed to be sung by Marwan Mahfouz in"Sahriyyi" Ziad's first play) and his uncle Mansour Rahbani re-wrote new
Hepinizden, kendinizi Marwanı bulmaya adamanızı istiyorum.
I want every one of you to rededicate yourselves to finding Marwan.
Gözetilenler listesinden. Habib Marwanla bağlantısı bulunan herkesi inceleyen bir ağ oluşturduk.
We put out a net asking for anybody connected to Habib Marwan.
Annen Marwana Amerikalı kızın icabına baktığını söylemiş?
Your mother told Madwan you took care of the American girl?
Yani Prado kesinlikle Marwanın duymamızı istemediği bir şey biliyor.
That means Prado knows something Marwan doesn't want us to hear.
Marwanı bulmak için ne gerekiyorsa yapmamız gerektiğini düşünüyorum.
I think we need to do whatever it takes to find Marwan.
Annen Marwana Amerikalı kızın icabına baktığını söylemiş?
Your mother told Marwan you took care of the American girl?
Marwana Behroozun kızın işini bitirdiğini söylemiştim.
I told Marwan that Behrooz took care of the girl.
Results: 254, Time: 0.0299

Top dictionary queries

Turkish - English