Examples of using Matbaa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Matbaa bizi özgürleştirdi.
Matbaa mürekkebi bu.
Matbaa için oldukca geç bir saat.
Ben burada çalışırken matbaa makinesinde kölelik yaparken o kendine metres tutmuş.
Kimde matbaa varsa hepsi basar.
Matbaa, korkarım.
Matbaa fabrikası mı?
Peki efendim. Matbaa makinesini kuralım ve… şu sıfatları yeniden kullanalım.
Matbaa ve genelev baskınları.
Matbaa ve genelev baskınları.
Matbaa ve el yazısının bileşimi gibi mi?
Sinclair, matbaa şirketini satmış ve… evi zararına satmış.
Sinclair, matbaa şirketini satmış ve… evi zararına satmış.
Ya matbaa ne olacak Jamie Dayı? Evet?
Ya matbaa ne olacak Jamie Dayı? Evet.
Matbaa zaten öldü.
Bu mektubu kopyala, matbaa harfleriyle ve el yazısıyla.
Mürekkep gibi siyah matbaa mürekkebi gibi.
Tamam, ya matbaa?
Babamın servetinin kaynağı dedemin matbaa işleridir. Lancashireda.