MAUN in English translation

mahogany
maun
ahşap

Examples of using Maun in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
An8} bunları torna tezgâhı üzerinde{ \an2} 70li yıllarda, bu modeller maun olurdu ve bu çok sert bir ahşaptır.
In the'70s, these models were done in mahogany and these very hard woods, turn them on lathes. and we had pattern makers that would carve these things.
70li yıllarda, bu modeller maun olurdu ve bu çok sert bir ahşaptır.
these models were done in mahogany and these very hard woods, and we had pattern makers that would carve these things.
En çok da köy faresinin ayakkabısını fırlatıp büyük sarı nasırlarını şehir faresinin maun fiskos masasına koyup'' komünist ve arap başkanımız hakkında ne düşünüyorsun?'' diye sormasına bayıldım.
I especially liked the partrt when country mouse kicked off her shoes, put her big yellow bunions on city mouse's mahogany coffee table and asked her how she liked having a commie A-rab for a president.
Büyük kırmızı maun barı, yeşil çuhalı masaları olacak,
And we will play roulette, dice, faro with long, red mahogany bars and green felt tables Well,
En çok da köy faresinin ayakkabısını fırlatıp… büyük sarı nasırlarını şehir faresinin maun fiskos masasına koyup…'' komünist ve arap başkanımız hakkında ne düşünüyorsun?
Put her big yellow bunions on city mouse's mahogany coffee table I especially liked the partrt when country mouse kicked off her shoes, and asked her how she liked having a commie A-rab for a president?
En çok da köy faresinin ayakkabısını fırlatıp… büyük sarı nasırlarını şehir faresinin maun fiskos masasına koyup…'' komünist ve arap başkanımız hakkında ne düşünüyorsun?
And asked her how she liked having a commie Arab for a president. I especially liked the part when country mouse kicked off her shoes… put her big yellow bunions up on city mouse's mahogany coffee table?
çalışırken diğer Bölge Sorumluları, Pede Domenici Federal Mahkemesinde maun masalarda, kristal şamdanlarla ve uşaklarla çalışıyor.
while the rest of the U.S. Marshals reside in the Pete Domenici Federal Courthouse, with their mahogany desks, crystal chandeliers, and butlers.
Günümüzde Ashaninka halkı ve Benki için… en büyük tehdit… yasadışı ağaç kesiminin yapılmasıdır… ve insanlar güzel ormana gelip… eski maun ağaçlarını kesiyor… ve bunları dünya pazarları için nehrin aşağısına doğru yüzdürüyor.
Today's biggest threat to the Ashaninka people and to Benki comes from illegal logging-- the people who come into the beautiful forest and cut down ancient mahogany trees, float them down the river to world markets.
güzel başlı ve lekeli maun rengi ile, tüm düzeneği,
being itself nicely headed, and stained with a mahogany colour, the whole contrivance,
Asansör maundan yapılmıştı.
Elevator was made of mahogany.
Evet. Maundan dolabı ile oturma odanıza büyük bir renk katacak.
Yes, the mahogany cabinets make for an exciting addition to any parlour.
Sanırım maundan hoşlandı.
I think she likes the mahogany.
Dans pisti Brezilya maunundan olacak.
The dance floor is going to be Brazilian mahogany.
Bu trabzan el oyması maundu!
This railing was hand-carved mahogany!
Bu tırabzan el oyması maundu!
This railing was hand-carved mahogany!
Mauna Loa yakınlarında olması çok mantıksız.
Doesn't make any sense he would be anywhere near Mauna Loa.
Mauna Sol. Köprü kırık, altına saklanmalısın.
Mauna Sol. Bridge is broken, hide below.
Mauna Sol. Köprü kırık, altına saklanmalısın.
Mauna Sol."Bridge a'broken, hide below.
Mauna Sol. Köprü kırık, altına saklanmalısın.
Bridge is broken, hide below. Mauna Sol.
Mauna Sol. Köprü kırıldı, altında saklan.
Mauna Sol. Bridge is broken, hide below.
Results: 97, Time: 0.0254

Top dictionary queries

Turkish - English