Examples of using Mayo in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bak Lis, beş mayo kaptım, hepsi de Martinin.
Haftanin alti günü mayo paketledigimi unuttun mu? Nasil yani?
O mayo çekmesine bir bakmak isteyebilirsin.
Peki ya, mayo ne için?
Sana biraz fıstık ve şu sevdiğin mayo kumaşı çoraplardan getirdim.
Orada her şeyimiz var senin ölçünde mayo hariç!
Babanızın size mayo alıp yatağınıza koyması iyi olmuş o zaman.
Mayo, yarışmanın ta kendisi. Sebebini bilmiyorum.
Ve şimdi de, Bayan Holiday Mayo Koleksiyonu.
Buraya getirdiği tek şey diyet barlar ve mayo.
Aynı kıyafet, aynı mayo, hepsi siyah.
Mayo, lütfen.
İmkanınız varsa mayo ve plaj sandalyenizi kaptığınız gibi dışarı çıkın.
Mayo dedin, değil mi?
Belki de şu mayo çekmecesine bakmak istersin.
Rahmetli eşim Morrisle Milanda kendi mayo markasının fuar tanıtımda tanışmıştık.
Mızmızlanmayı bırak ve bir mayo kap hadi.
Sanırım onlara mayo deniyor.
Mayo gibi, antrenman şortu gibi.
Ve bizim mayo giymemizi istiyor.