Examples of using Mcafee in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sean McAfeeyle konuştuğu bilinen en son kişi.
Ve bunu eski erkek arkadaşım Jimmy McAfeeye ithaf etmek istiyorum.
Ben Jimmy McAfeeyi kastetmiştim.
Artık herkes John McAfeeyi tanıyordu.
Artık o, John McAfeeydi.
Penelope, Sean McAfeeye yardım eden sosyal hizmetliyle ilgili şüpheli bir şey bulmuş.- Ne oldu?
Penelope, Sean McAfeeye yardım eden sosyal hizmetliyle ilgili şüpheli bir şey bulmuş.- Ne oldu?
Penelope, Sean McAfeeye yardım eden sosyal hizmetliyle ilgili şüpheli bir şey bulmuş.- Ne oldu?
Penelope, Sean McAfeeye yardım eden sosyal hizmetliyle ilgili şüpheli bir şey bulmuş.- Ne oldu?
O zamanki istihbarat, McAfeenin toplu olarak uyuşturucu ya da psikotrop madde üretip.
Greg, McAfeeyi sevmediğini çok dile getirirdi, başkalarından, McAfeenin de Gregden hoşlanmadığını duydum.
Burada, havaalanına inmemin üzerinden çok geçmeden başladı. John McAfeeyi bulma arayışı.
Microsoftun, kendi güvenlik ürünü Windows Live OneCareı yükseltirken güvenlik üreticilerini çekirdeği etkin bir biçimde korumasının önüne geçtiğini iddia eden McAfeenin Avrupa Başkanı Mike Hicks;'' Varsayımla saçma olan çekirdek çevresine bir duvar kurmak kararı ihlâl edilemez.'' dedi.
Biz her nedense pazarda yanlış bir izlenim bıraktık ki Microsoftun Windows Live OneCareı var, McAfeenin Falconu var ve Symantecin hiçbir şeyi olmadığını'' belirten, Symantecin başkan yardımcısı Mark Bregman, yakında çıkacak olan Norton 360ı, OneCare ile birlikte tamamlamanın amaçlanmadığını iddia etti.
John McAfee değilim.
McAfee beni öldürmeye çalıştı.
Bayan McAfee Harvey.
McAfee, bitti artık.
Ama John McAfee değildi.
McAfee feribot hizmeti başlattı.