Examples of using Mclean in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fortune dan Bethany McLean; dikkatimizi birinci, ikinci, üçüncü çeyrekteki ve yıl sonundaki nakit akışına çektimişti.
O harika makalesinde bunu yayınlayıp; nakit akışını analiz edip, Fortune dan Bethany McLean; dikkatimizi birinci, ikinci, üçüncü çeyrekteki ve yıl sonundaki nakit akışına çektimişti.
Maguire, McLeanın ne tür bir silah kullandığını sordu mu?
O McLeanı öldürdü, adil ve açıkça.
McLeanı öldüren kurşun var mı?
Cerrahın küçük Steven McLeandan çıkardığı ile aynı.
Kendimizi burada bir parça John McLeanın durumuna soktuk.
McLeanda bir kere.
Yarbay Stuart McLeanın komutasındaydım. 93. Taburdaki en iyi komutandı.
Unuttun mu Maguire, Mary Lockwood ve Jeremiah McLeanı öldürdü, ve tanrı bilir başka kimleri?
Cerrahın küçük Steven McLeandan çıkardığıyla bir eşleşmesi var.- Pfuscherdan çıkardığım mermiler.
Cerrahın küçük Steven McLeandan çıkardığıyla bir eşleşmesi var.- Pfuscherdan çıkardığım mermiler.
Cerrahın küçük Steven McLeandan çıkardığıyla bir eşleşmesi var.- Pfuscherdan çıkardığım mermiler.
Yılında McLeana karşı Arkansas davasında Yargıç William Overton,
Bayan McLean.
Bay McLean.
Bayan McLean?
Yüzbaşı McLean?
Hadi, McLean!
Benim, McLean.