Examples of using Mele in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Telsizi Sam ve Mele bırakmıştım ama içim rahat etmedi.
Mele bakıyordum da.
Mele. Hepimiz zor zamanlardan geçtiğini biliyoruz.
Mele çok üzüldüm.
Mele iyi geceler diyin.
Sonunda Mele dedim ki.
Bunu Mele ödünç vermiştim.
Mele solo albümümü çıktığı zaman göndertmiştim.
Tüm maddi varlıklarını Mele vermek zorundaydın. -Hayır.
Evet, Mele solo albümümü çıktığı zaman göndertmiştim.
Mele solo albümümü çıktığı zaman göndertmiştim.
Bunu Mele ödünç vermiştim.
Mele söyledim, sonradan onu da alacağız.
Buraya her hafta gelir ve Mele kitap okurum.
Bu araba… Mele kayıtlı!
Hayır Don-- Mümkün değil çünkü ben çoktan Mele söyledim… ve Jeff Hunter bana orada bir sürü görüşma ayarladı.
Mele ve sana ömür boyu mutluluklar dileriz. Umarız Cumartesi günü harika geçer.
Yeniden başlatma için Mele yardım etmekle meşgulken… biz de odasına gireceğiz. Eris dördüncü iticiyi.
Hiçbir fikrim yok. Ama Mele yaklaşmasına izin veremeyiz. Hele kilo avantajı varken.
Mele ne zaman muhteşem bir noel hediyesi almaya çalışsam bunu öğreniyor.