MELEZ in English translation

hybrid
melez
hibrit
hibrid
melezler
half-breed
melez
kırma
yarım kan
yarı cins
yarı
half-blood
melez
yarı-tanrı
mongrel
melez
kırma
köpek
mulatto
melez
dhampir
melez
dampir
mixed-race
melez
karışık ırk
mixed
karışımı
miks
karma
bir mix
melezlendiler
fiks
kaynaşmazsın
biracial
melez
çift ırklı
iki ırklı
cross-bred
half-black
halfling
half-caste
halfbreed

Examples of using Melez in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Melez! Silahını at.
Dhampir drop your weapon.
Nihayetinde, melez kanlılar çok değil. Son olarak,
No more children and eventually no more mixed blood once
Finn, şu melez zenci kıza kur yapmaya çalıştı. Unuttun.
Finn tried to make a move on that mulatto Negro chick. You forgot.
Kişi sensin, melez. Cehenneme gitmesi gereken.
You're the one who should go to hell, half-breed.
Muhit Gözcüleri seni melez kıçından vurmadan önce içeri geç.
Get in here before the Neighborhood Watch shoots your Creole ass.
Üç yaşında kısa, kıvırcık ve siyah saçlı melez bir çocuk.
She is a three-year-old biracial child with short, curly black hair.
Ama o zaman da melez olması gerekirdi.
But then he would be mixed-race.
Devam et seni melez sıçan!
Go ahead, you cross-bred rat!
Şimdi nasıl melez bebek yapıp belediye saymanı olacağım?
Now how will I get my half-black baby and become City Comptroller?!
Seni uyarıyorum Melez. Daha fazla yaklaşma!
I'm warning you, dhampir, don't come any closer!
Melez. Yani kahvesinde biraz krema vardı diyelim.
Just let's say he had a little cream in his coffee. Mulatto.
Birinci derece melez, Almanla evli ve çocukluysa… bundan muaf oluyorlar.
For first- degree mixed, if married to Germans with children… theuy're exempted.
Muhit Gözcüleri seni melez kıçından vurmadan önce içeri geç.
Shoots your Creole ass. Get in here before the Neighborhood Watch.
Masada müvekkilinizin masum olduğunu düşünen melez bir kadın var.
A mixed-race woman at the table who thinks your client is innocent.
Spencerı tuttuğumu göstererek dönüyorum. Melez bebeğim.
I turn, revealing that I'm holding Spencer, my biracial baby.
Artık melez bir başkanımız var.
We have a half-black president now.
Yoksa melez hâlâ onun yatağı gibi koktuğu için mi?
Or because the Halfling still smells of her bed?
Melez. Yani kahvesinde biraz krema vardı diyelim.
Mulatto. Just let's say he had a little cream in his coffee.
Bunu yapmanı tavsiye etmem Melez.
I wouldn't recommend it, dhampir.
Kendilerini siyahiden çok melez olarak değerlendiriyorlar.
They think of themself as more creole than black.
Results: 973, Time: 0.0365

Top dictionary queries

Turkish - English