Examples of using Mercanlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Steve Dixonın cesedini denize atarken mercanlar ayağını kesmiş.
Bir yanım, buradaki mercanlar beyazlamayacağı için mutlu.
Bana öyle geliyor ki… Sanki mercanlar diyor ki.
Bu durumdan ilk etkilenen canlılarsa dev resifler oluşturan mercanlar olacak.
Resifler, mercanlar var.
Bunlar da Pasifikteki adalardan mercanlar ve deniz kabukları.
Her yaz aşağı yukarı aynı zamanlarda mercanlar hareketlenmeye başlar.
Bunlar da Pasifikteki adalardan mercanlar ve deniz kabukları.
Kıyı şeridinde, yüzlerce kilometre boyunca, mercanlar yumurtluyor.
Bitkiler ve mercanlar.
Bütün bu hayvanlar… mercanlar yüzünden buradadır.
Silahlı mercanlar bölgeye saldırdı.
Bir düzine adamımı rehin aldı. Silahlı mercanlar bölgeye saldırdı.
Resifin dengesi bozuluyor ve mercanlar ölüyor.
Deniz çayırları ve dev mercanlar üzerinden geçtik.
Bütün bu hayvanlar mercanlar yüzünden buradadır.
Deniz yükselince mercanlar kıta sahanlığının kayalıklarında büyüyerek bugün gördüğümüz Büyük Sel Resifini yaratır.
Kırmızı mercanlar yüzünden öyle deniyor. Ama şimdi gece olduğu için hiçbir şey göremiyoruz.
Onların yokluğu mercanlar için bir tehlike değil fakat resifin tüm ekosistemindeki bir dengesizliğe işaret edebilir.
Mercanlar, insan dışında, dünyadaki başka yaşam formlarının aksine,