Examples of using Mideye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama daha mideye ulaşmadık bile.
Hamilelik mideye çok yükleniyor.
Ama mideye giden iki yol var.
Mideye değil.
Wayne şu geyiği tamamen mideye indirecek, sıradaki de senin.
Darren bu donutları mideye indirerek bu hafta tam 15 kilo aldı.
Tüm bu kahramanlığını mideye birden fazla bıçak yarası alırken yaptın.
Mideye üç yumruk.
Ve seni tekrar mideye atmaya çalıştığım için özür dilerim'' diyebilirsin.
Mideye tekmeler bir işe yaramaz.
Sanki bir şişe içkiyi mideye indirmek bana göreymiş gibi?
Mideye bir şey yapıyor.
İndir mideye dostum.
Tristan!- Mideye tekmeler bir işe yaramaz.
Biraz şarap, mideye iyi gelir.- Saçma.
Mideye olmaz.
Mideye vurma, stres pozisyonları.
Mideye biraz şarap inince her şey daha iyi olur.
Ama mideye yumruk yok.
İkinizi de öldürüp mideye indirmekten… memnuniyet duyacağım!