MILIN in English translation

miles
mil
kilometre
km
of the shaft
milin
şaft
mile
mil
kilometre
km
mph
mil
mil/saat
km
saatte
km/h
hızını
mphlik
mph hızla

Examples of using Milin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kötü yapılmış Jag, 135mph yapıyordu, Bir çeyrek milin sonunda, ve modern bir Lamborghini Huracan bunu yapamazdı.
The badly-made Jag was doing 135mph, and a modern day Lamborghini Huracan couldn't do that. After a quarter of a mile.
Kötü yapılmış Jag, 135mph yapıyordu, Bir çeyrek milin sonunda, ve modern bir Lamborghini Huracan bunu yapamazdı.
After a quarter of a mile, and a modern day Lamborghini Huracan couldn't do that. the badly-made Jag was doing 135mph.
Aslına bakarsan büyükanne Milin kronik osuruk hastalığı var,
Well, my grandma Mil has chronic gas,
Sonra 26 milin ötesine geçersek, tıp biliminin insanlar için ölümcül olduğunu söylediği mesafelere-- hatırlayın, Pheidippides 26 mil koştuğunda öldü-- 50 ve 100 mile( 80-160 km) geldiğinizde, birden oyun değişir.
Then you go beyond 26 miles, into the distance that medical science also told us would be fatal to humans-- remember Pheidippides died when he ran 26 miles-- you get to 50 and 100 miles, and suddenly, it's a different game.
sınırlandıran güç kaynağıyla yapabilirsin. 60 milin üstüne çıkma demek yerine bu yapılabilir.
be the certain range, instead of saying do not drive over 60 miles an hour.
yaşamından siyah/beyaz kesitlere yer veriliyor. 32 yaşındaki Milin, yurtiçi ve yurtdışında düzenlenen fotoğraf yarışmalarında çeşitli ödüller kazandı.
includes black-and-white pictures representing the author's everyday life. Milin, 32, has won a number of awards in domestic and international photo contests.
Ama sürekli seyahat millerini dikkate almıyorsunuz değil mi?
But you don't consider frequent travel miles cash?
Milleri istemediğimizi ona söyledin mi?
Did you tell him we don't want the miles?
Bileti iptal et, millerini geri al. Ben böyle yapardım.
Cancel the ticket, get back your miles. That's what I would do.
Millerimi kullandım.
I used miles.
Yarışın ilk milleri için tempo oldukça sakin gözüküyor.
The pace is relatively relaxed for the opening miles.
Yaşam, denizin karşısında milleri giden olan bir bottur.
Life's a boat sailing miles across the sea.
Nasıl gidiyor, beş milde bir galon yiyor mu bu şey?
What do you get, five miles to the gallon in this thing?
Ayrıca havayolu millerini ucuza satan birini tanıyorum.
Plus I know this dude that sells airline miles for cheap.
Ann Coulterın uçuş millerini Michael Moorea aktarıyorum.
I'm giving Ann Coulter's frequent flyer miles to Michael Moore.
Kazandığımız milleri kullanmayız, Joe.
Joe, we should use our miles.
Milli parkın çevresinde 10 milde bir bekçi kulübelerimiz var.
We have guard shacks every ten miles around the perimeter of the preserve.
Ben bileti almak için birikmiş millerimi kullandım, uçaktaki son boş koltuktu.
I used miles and got the last available seat.
Uçuş milleri bebeğim.
Frequent flyer miles, baby.
Size çocuklar ve miller tavsiye ediyorum… biliyorsunuz.
You know, I'm recommending you guys and Miles, and you know.
Results: 41, Time: 0.0326

Top dictionary queries

Turkish - English