Examples of using Miro in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Miroyu gören oldu mu? Lütfen toplanın.
Ama Mironun yakında kendi ailesi olacak.
Biliyor musun bu bana Henry Mironun dediklerini hatırlattı.
Ona da Mironun bir şiirini göndermek istemiştim.
Bu yüzden Mironun şiiri sana gelmiş.
Mironun şiirlerini çok sevdiğinden ben de yollayayım dedim.
Merhaba Miron Alekseyevich.
Kendimizi Miron ve Aist olarak tanıttığımızda güldüler.
Mironda kalan tek şey Tanyaya duyduğu sevgi.
Miron sessizdi,'' duman'' çıkarmanın bir anlamı yoktu.
Miron Alekseyevich hemen Tatyanayı aramaya gitti.
Mironun şiirlerini çok sevdiğinden… ben de yollayayım dedim.
Eğer Miron havlamamış olsaydı,
Russ Miron içeride.
Secretariat ve Russ Miron.
Bakın, bu Mino, Mironun oğlu!
Merhaba, Miron.
Heykelin düştüğünü anlamayacaktık. Eğer Miron havlamamış olsaydı.
Secretariat ve Russ Miron. Secretariat.
Olağanüstü bir olay. Secretariat Russ Mirona yetişiyor.