Examples of using Misli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu işret âlemlerinden sonra ne otoritem kalır, onu bilemem… On misli çoğalır, çünkü şimdi seni dostları gibi görüyorlar.
yüksek meblağ olan bu tutar, 2000 Sydney Olimpiyatlarında harcanan tutarın da yaklaşık üç misli.
Sadece bir adam ve bir mahkeme olduğu zaman… toprakları çoğu eyaletin beş misli olan bi yerde mutlak adalet gücü ile.
Sadece bir adam ve bir mahkeme olduğu zaman… toprakları çoğu eyaletin beş misli olan bi yerde mutlak adalet gücü ile.
Nehrin üzerine bir köprü inşa edebilirsek bu köylülerin hayatlarını yüz misli değiştirecektir.
Nehrin üzerine bir köprü inşa edebilirsek bu köylülerin hayatlarını yüz misli değiştirecektir.
Tiresias kadın olarak erkek olduğundan on misli daha fazla zevk aldığını söylemiş.
Daha fazla inceleme, gezegenin nispeten küçük olmasına rağmen( 60.000 km çapında veya Dünyanın beş misli daha büyük)
Kim bir iyilikle Tanrı tapısına gelirse ona, yaptığının on misli mükafat verilecektir ve kim bir kötülükle gelirse
Birleşik Devletlerin yüzölçümünün bir buçuk misli ve Avrupadan bile daha geniş olan bu kıtanın tamamında yıl boyunca toplam nüfus 800ü geçmez.
Kim bir iyilikle Tanrı tapısına gelirse ona, yaptığının on misli mükafat verilecektir ve kim bir kötülükle gelirse ancak ona karşılık ve onun misli bir ceza ile cezalandırılacaktır ve onlara zulmedemeyecektir.
gözleriyle iki misli görmedeydiler. Allah,
Yaptıklarımın yüz mislini hak ediyorsun.
Bunun beş mislini verir. Dava kapanınca gazeteler.
Üç mislini kazanacağım.
Sana 100 misliyle geri veririm.
Yılında Suudi Arabistanın ABDden silah alımı o yıl İsrailin yaptığı alımın beş mislidir.
Bazılarının ise 3 mislini.
Dört misliyle.
Düşününün hele, ama on mislini.