Examples of using Misyoner in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bizi misyoner sandılar.
Etyopyaya misyoner olarak gönderdikleri kadın geldi aklıma.
Benim de misyoner olmamı istiyorlardı.
Misyoner okullarında eğitim aldım.
Sen misyoner misin?
Hem de çeşitli misyoner kuruluşlarının üyeleri ve tebligatcilari İslam aleyhine kampanyalarlar yürütmüşlerdir.
Bayan Templeton, misyoner olan amcam şöyle derdi.
Sizler misyoner misiniz?
Misyoner.'' ve'' Ters dönmüş kovboy kız.
Misyoner olan Livingstondı Bay Candy.
Misyoner olan Livingstondı Bay Candy.
Misyoner disinda bir pozisyonda kac defa seks yaptik biliyor musun?
Misyoner disinda bir pozisyonda kac defa seks yaptik biliyor musun?
Misyoner Peder Moralesin yanına gidiyoruz.
Misyoner buraya gelene kadar Deratide her şey yolundaydı.
Misyoner, yamyam ve revü kızını duymuş muydun?
Şu misyoner, yamyam ve revü kızı nedir, anlatsana?
Bunu misyoner bir usta yaptı.
Çocukken misyoner olmak istiyordum. Seçimlerimi.
Benim de misyoner olmamı istiyorlardı. Kaçmak için.
