Examples of using Mors in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sessiz olun, mors adam geliyor. Şişt!
Josephine koluna Mors koduyla vuruyordu.- Yapacağım.
Mors kodu. Sol ışıktır.
Bu mors kodu.
Ama bir tanesi yakalanmadan önce, birkaç mors kelimesi yayınlayabildi.
O istiridye, gelip bizimle yürümek! Mors yalvarıyorum yaptı.
Eminim arkadaşlarımı tanımışsındır, Mors ve Marangoz.
Ben de mors olabilirdim.
Anlatabilmeli bu mors kodu.
Bekle, bu Mors kodu.
Bu mors.
Josephine… koluna Mors koduyla vuruyordu.
Josephine… koluna Mors koduyla vuruyordu.
Teşekkürler. Söylediklerinizi anlayabilir ama yanıtları Mors olacak.
Hayır, mors olmaz.
Müttefiklere bütün o Mors kodu mesajlarını ayakkabılarım kan dolana kadar boşuna göndermedim ki Kızıllara hoş geldin halısını indirebilelim.
Vakit geldi çattı, dedi mors, pek çok konudan bahsetmeliyiz.
Artık başka telsiz ya da mors sinyali gönderemezsek ana kamptakiler başımızın dertte olduğunu sanacak.
Mors ve Marangoz bir anlatı şiiri ve aynı zamanda Lewis Carrollun Aynanın İçinden( Aralık 1871) adlı kitabında ortaya çıkan karakterlerdir.
Ama bir mesaj göndermek için… Mors kullanıyorlarsa, nispeten… yakın zamanda bizi araştırmanın bir yolunu bulmuş olmalılar.