Examples of using Moses in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Max'' takma adıyla bilinen Moses Beer, 10 Ağustos 1864te Avusturya İmparatorluğunun bir parçası olan Tarnobrzeg, Galiciada doğdu.
Bu Jil, ve bu Alexis, bu Moses, bu Jordan ve bu da Chrystal.
Bu Jil, ve bu Alexis, bu Moses, bu Jordan ve bu da Chrystal.
Yedi, sekiz, dokuz… on, on bir… on iki… on üç, on dört… Ve Papaz Moses kafaları saydı.
Tanrım, bir insanda aradığın şey iyilikse… Bay Moses Washingtondan daha iyisini bulamazsın.
Moses, Hattienin oğullarınızı ve daha önce gelen yaşlı çifti alması için ısrar etti.
Ayrıca 1987 yılında bunu gerçekleştiren Moses Malonedan beri bir playoff maçında en az 30 sayı ve 15 ribaund yapan tarihteki ilk Wizardslı oyuncu oldu.
Moses Schneider ile birlikte Berlindeki Hansa-Studiosta, 16 Ekim 2015te Vertigo Berlin markasıyla yayınlanan Wird schon irgendwie gehen adlı bir kısa albüm kaydettiler.
İkinci yıl oyuncuları antrenörü Dallas Mavericks takımından Del Harris, yardımcı antrenörlüğü Moses Malone yaptı.
Bazı kaynaklara göre, etki sahibi olan Frankfurt doğumlu Rabbi Moses Sofer her sene( Bratislavada hahamlık yaptığı süre
Moses Veerasammy Nagamootoo( Tamilce:
aralarında Joseph Lañado, Moses Abulafia, Rabi Jacob Antebi,
Henry, ve Moses adlarında dokuz çocuğu oldu.
Basında bu terim, Alman gazeteci Dietrich Eckhartın 1924 yılında bastığı'' Der Bolschewismus von Moses bis Lenin”('' Musadan Lenine Bolşevizm'')
kaynaklara göre 5000 kişilik) bir Yahudi cemaatiyle karşılaştı ve bu cemaatin Moses Alkonstantini, İsrael ve Set isimlerinde üç hahamı bulunduğunu belirtti.
Bernard King ve Moses Malone) den sonra bunu başaran 4. oyuncu olarak NBA tarihine geçti.
Jerry West, Moses Malone, World B. Free,
Moses Finley farklı köleleştirme dereceleri için bir dizi kriter önermiştir:
Robert Parish, Moses Malone, Julius Erving,
Moses haklı.